‘Genel Kültür’ kategorisi için Arşiv

30 Nisan 1918 Muşun Kurtuluş Günü

Çarşamba, 21 Nisan 2010

30 Nisan 1918 Muşun Kurtuluş Günü şenlik günü bayram günü, Muş 30 Nisan 1918 yılında düşman işgalinden kurtulmuştur.Bu güne özel şenlikler kutlamalar her yıl olduğu gibi bu yılda heyacanla bekleniyor.Şenlikler devam ederken öte yandan günün anlamını ve önemini taşıyan şiirler ve yazılar okunuyor.Benimde katkım olsun istedim sizler için bir kaç şiir paylaşmaya karar verdim umarım beğenirsiniz…

Açıldı Laleler Güller (Muş Ovası)

Açıldı laleler güller
Uzar gider Muş Ovası
Güzeller kolkola vermiş
Akıp gider Muş Ovası

Yaz gelince çayır çimen
Güz gelince çöker duman
Aşıkları eder figan
Yanar gider Muş Ovası

Karası akar boyunca
Muratsuyu gider ince
Dolaşır gider boyunca
Şen olasın Muş Ovası

Burası Muş’ dur
Yolu yokuşdur
Adına bir türkü var
Her türkü de öykü var

Türküde ki Muş’ mudur
Yoksa adı Huş’mudur
Meşhur Yemen türküsü
Acep nedir? öyküsü

Taa Muş’dan Yemen’e
Gitmiş gençler Askere
Ana’lar ve gelinler
Boşa bekler tezkere

Uzak Yemen elleri
Yoktur gül, çiçekleri
Gelinler ağıt yakar
Koklarken çemenleri

Kısaca bu öyküsü
Muş’un Yemen türküsü
Kimileri Huş derken
Hikaye de öyküsü

Yolu yokuşdur Muş’un
Sevdası uçan kuş’un
Bitti Yemen türküsü
Manice’ mize koşun

Defe vurem zımlensin
Tüm Türkiye’m dinlesin
Muş’un gönlünde yare
Hu da bize kurtare

Yağmur yağar taşlere
Vurgunem kardaşlara
Yağmış yağmış petare
Kalkın gidah sıtare

Kınayı getirmişler
Banmağın batırmışler
Yıllar yılı geline
Böyle ağıt dizmişler

İşte Muş’umdan Şive
Bu kadar yeter size
Burası türkü şehri
Türküler yaksın bize

Mektebin bacaları
Kırtakom de bir kuş var
Garşıda kıza kurban
Haydin Muş’da cümbüş var

Değirmenin bendine
Güllü hamam üstüne
Evler var hane hane
Dağlar da meşelerde

Ah le yaman Oğlane
Mendolo, Anam anam
Güzel Muş’u gezerken
Türkülerle dolanam

Çavuş dağı eteği
Merkezimin göbeği
Meşhurdur laleleri
Ve nefis üzümleri

Kalenin çevresinde
Sekiler halindeyiz
Selçuklu döneminden
Muş’ da merkez ilçeyiz

Romen Diyojen Bizans
Karşısında Alparslan
Malazgirt savaşını
Türklere kazandıran

Gururlu bir İlçeyiz
Kimseye baş eğmeyiz
Tarihimiz de şandır
Malazgirt zaferimiz

Malazgirt, Bostankale
Mağara, höyüklerle
Tarihi ipek yolu
Burdan da geçer kolu

Meşhur halk oyunları
Aşırma ve koçeri
Gerandi ve botani
Tanı Korkut İlçemi

Kız istemek törendir
Önce kıza bakılır
şerbetler içilerek
Sonra nişan takılır

Bir İlçe de bulanık
Yaz sıcak kışın soğuk
En büyük İlçemiz de
Tarım ve hayvancılık

Verimli geniş ova
Haçlı gölde balık var
Koyunlar ve kuzular
Ekilir buğday,pancar

Hasköy ilçemiz dardır
Tarihi taa Bizansdır
En küçük ilçemizde
Halkın çoğu araptır

Müsait depremlere
Volkanikdir bu yöre
Yüce Mevla’m korusun
Varto çökmüş kaç kere

Eski adı gımgımdır
Kürtçe de deprem demek
İlçe halkı bilinçli
Hedef zarar görmemek

Kışlar; uzun ve çetin
Yazdan hazırlık başlar
Güz mevsimi gelmeden
Doldurulur mutfaklar

Etler çokça kavrulur
Sebzeler kurutulur
Torbada paketlenir
Soğukta tüketilir

Peki neler mi yerler
Anlatacağız dostlar
Sabırsızlık etmeyin
Adam’a ayıp derler

Pırvaz diyorlar ona
Yani kelem, lahana
Sarımsakla tuzlanır
Çömleklerde saklanır

Reyhan, soğan ve çorti
İçine ekşi hamur
Bolca su koyularak
Koca küpte saklanır

Kış ayları gelince
Güzel kemikli etle
Çorti güzel kavrulur
Yemeden zor durulur

Lokman hekim geçerken
Muş iline uğramış
Lahana yiyenleri
Görünce şaşalamış

Bu kadar lahananın
Sonunda hastalık var
Bahar ayı gelince
Bana burdan iş çıkar

Ancak boşaymış tasa
Belki zarar verirdi
Uçkun adlı bir bitki
Panzehiri olmasa

Buğdaylar çuvallarda
Değirmen de var sıra
En büyükler Anne’ler
Değirmen de geceler

Pınağun ev ekmeği
Değirmen şenlik yeri
Un yapılan buğdaylar
Ev de ekmek olurlar

Nar tanesi, pirinçle
Yumurta ve de etle
Ana maddesi bulgur
Bunun adı Muş köfte

Haftada bir köfte var
Çok severler Muş’lular
Hafta direği derler
Sadece bir gün yerler

Meşhur ya lahanası
Hazüt, kelem dolması
Kışkik, kerçek ve herse
Tatlı teter helvası

Mırtoğe, gülük, kenger
Sıpidak, kak, cavbelek
Haydi dostlar gidelim
Muş’ da bitmiyor yemek

Zor kaçtık mutfağından
Doyamadık tadından
Manice gezdik, gördük
Yemen’e selam burdan

MEHMET FİKRET ÜNALAN

GÜZELDİR YURDUMUZ

Bağları bülbülüdür,
Güzeldir yurdumuz.
Ovaları güllüdür,
Güzeldir yurdumuz.

Balıkla kaynar ırmakları,
Dalgalanır bayrakları,
Göklere yükselir sancakları,
Güzeldir yurdumuz.

Yemyeşildir çayırları,
Çok meşhurdur bayırları,
Mutluluğa götürür yolları,
Güzeldir yurdumuz.

Baha ACEMİ

22 Nisan 1918 Hakkarinin Kurtuluş Günü

Çarşamba, 21 Nisan 2010

Yıl 22 Nisan 1918 hakkarinin ruslar ve ermenilerden kurtuldukları gündür.Her yıl olduğu gibi bu yılda kutlamalar her zamanki gibi yine devam edecek.Hakkarinin kurtuluş gününün önemi için şiirler okunacak şenlikler yapılacak düşmandan kurtuluş günü kutlanacak bu güzel günün önemi için bende sizlerle bir kaçtane şiir paylaşmak istedim umarım beğenirsiniz..Buyrun

Gel hakkari gör hakkari

gel hakkari gör hakkari

oy hakkari vay hakkari
yol verin dağlar aşam bari
göreyim o nazlı yari
gel hakkari gör hakkari

sümbül dağı duman kaptı
ela gözler uykuya yattı
uçan kuşlar yuva yaptı
gel hakkari gör hakkari

zap suyu akar bulanır
her sene bir can alır
acısı yürek lerde kalır
gel hakkari gör hakkari

Abdullah Akar2

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Adı Hakkâri

Üç ilçeli kendi halinde bir kenttir burası
Adı Hakkâri konmuş sorulur mu cefası
Koparır belki dünyadan sert geçen kışı
Değişik duygular yaşatır görülmeli doğası

Sümbül Dağı sert bir o kadar da kasvetli
Seyredenleri alır korku ve ürperti
Nice asker gördü belki bizim gibi
Onların da bakıp bakıp gittiler hepsi

Kar yağar temmuza kadar kalkmaz dediler
Sonra erirmiş onca karı Zap’ın akışını etkiler
Binbir çeşit çiçekle yeşerir etekleri birer birer
Depin’den yollar açılır Hakkâri halkının yüzü güler

Belki havası manasızca bambaşka şaşar
Güneşi yakar kar yağar üç metreyi aşar
Serinlemek istersin gökyüzünden yağmur mu yağar
Sapsarı olur bulutlar bakarsın içinden çamur akar

Son veda izleyerek gidersin Hakkâri’den Zap’ı
Askerliğin geçti oniki ay unutmazsın adını
Ayırma gözlerini belki son görüşündür buraları
Anlatırsın eşe-dosta sende kalırlar birer anı

(Hakkâri, 20 Temmuz 2003)

İbrahim Sarıhan

14 -15 Nisan 1918 Ağrının Kurtuluş Günleri

Pazar, 11 Nisan 2010

14 nisan ağrının kurtuluş günü her yıl olduğu gibi bu yılda büyük bir coşku ile kutlamalar yapılacak.14 Nisan Ağrının bir çok ilçesinin kurtuluş günüdür.Kutlamalar için hazırlıklar yapılırken bu güzel gün için sizlerle bir kaç şiir paylaşmak istedim işte ağrının kurtuluş günü il ilgili şiirler

14 Nisan 1918 Diyadin – Ağrı Ruslar – Ermeniler
14 Nisan 1918 Doğubeyazıd – Ağrı Ruslar – Ermeniler
14 Nisan 1918 Hamur – Ağrı Ruslar – Ermeniler
14 Nisan 1918 Patnos – Ağrı Ruslar – Ermeniler
14 Nisan 1918 Taşlıçay – Ağrı Ruslar – Ermeniler
14 Nisan 1918 Tutak – Ağrı
15 Nisan 1918 AĞRI

Ağrı

Başımı ağrıtan ağrı
Devam eden bir ağrı
Bilinmez bir ağrı
Belki sebep ağrı
Belki de yükün ağırı
Ateşten olurmuş ağrı
Sönmeyen ateş varmı
Düşündüren bir ağrı
Belki adam edendir bu ağrı
Senden talebim o ki ağrı
Bende bitesin ağrı

Ağlama Ağrı

Senin derdin benim derdim kadar
Biliyorum yüreğinde yanar
Ama unutma yarınlarda var
Ağlama ağrı ağlama ağrı

Ağlama ağrı ağlama ağrı
Seninle bir gün gülecez ağrı
Ağlama ağrı ağlama ağrı
Mutlu günleri görecez ağrı

Bu koca dertlerimiz bitecek
Bir asırlık sızımız dinecek
Saadet günlerimiz gelecek
Ağlama ağrı ağlama ağrı

Güzel Ağrı

yaylasında koyun kuzu meleşir
ovasında deli taylar oynaşır
dağlarında serin rüzgar söyleşir
selam sana bir tanem Ağrı

Ağrı’dan geçersen İran karşında
sırma vardır güzellerin kaşında
yiğitler vermiş yurt savaşında
şehitler diyarı sen güzel Ağrı

baharında çevre güller saçılır
yazlar sıcak güneş yüzde içilir
kışlar uzun dağlar karla bezenir
çiçekler diyarı gül güzel Ağrı

Ağrı dağın bulutlarla konuşur
Murat nehrin Fırat ile buluşur
atletlerin yurt dışında yarışır
ünlüler diyarı şen güzel Ağrı

Nuh peygamberi bağrına bastın
buğday olmayınca eleği astın
seni tanımaktır amacım kastım
peygamber diyarı ey güzel Ağrı

gönlümde yerin var seni atamam
bağrında atam var yalan katamam
şu fani dünyada sensiz yapamam
güzeller diyarı birtanem Ağrı

11 Nisan 1920 Şanlıurfa`nın Kurtuluş Günü

Salı, 06 Nisan 2010

11 Nisan 1920 Şanlıurfa`mızın peygamberler şehrimizin Kurtuluş Günü her yıl olduğu gibi bu yılda kurtuluş günü kutlamaları devam edecek büyük ilgi gören kurtuluş günü büyük bir grurla kutlanmaya devam ediyor.Sizlerle bir kaç şiir paylaşmak istedim

Kolumu salladım toplar oynadı.
Kara taş içinde çete kaynadı.
Yaşasın Urfalılar teslim olmadı.
Dı yeri yeri kumandanım yeri
Çetelerim gidiyor dönmüyor geri

Urfalı mücadele azmini kutsal değerlerinde bir hoyratında şöyle dile getirmiştir.

Harpten döndüm yurda ben
Oldum hurda hurda ben
Ben bir Türk çobanıyam
Koyun vermem kurda ben

Ben ölüm, düşman kurşunundan ben ölüm
Ay yıldızlı bayrak için ben ölüm
Dumanlı dağlar gülü bahçalı dağlar
Şirin Urfam için ben ölüm

Urfaya Hasret

Urfaya hasretim yıllar boyu
Balıklı gölüne kapalı çarşısına
Yağmuruna bulutuna gecelelerini
Göremesemde gündüzlerine hasretim

Hani sıra gecelerin var ya
Kırmızı kırmızı yoğrulan çiğ köftene hesretim
Geceler boyu gazeller ve deyişlerine söylendigi
Akşamlarına hasretim

Urfaya hasretim yıllar boyu
Kurtuluş gününe
İnsanları nasılda kahramandır
He, hey
Kalesine parkına adına hasretim
İbrahimi yakan ateşleri görüyorum
Rüyalarım da rüyama degil de
İbrahimin sabrına hasretim
Şanlıurfa gelmişinle
Geçmişinle her varlığına hasretim
Hasretim sana.

ŞANLIURFA

Urfa’ dayım bu gün Bozova’sında.
Atatürk barajı var kıyı’sında.
Canım dediklerim vardır yanımda.
Şen ol Şanlıurfa şenol Bozova.

Ne güzel insan’ın Çıtıkkale Bulancak.
Selam’larım sizi hep kucak kucak.
Bu son değil size gene olacak.
Geleceğim sana ey Şanlıurfa.

Azası köyünün bir Hişman ağa.
İnsanlığı benzer sevgi bağına.
Kucaklar herkesi kalkar ayağa.
Var olsun insan’ın ey Şanlıurfa.

Bulancak köyünün muhtarı Ahmet.
Helal et hakkını çok verdik zahmet.
Dilerim soyuna Ata‘na rahmet.
İnsanın var olsun ey şanlıurfa.

Adliye karşısı Halil İbrahim.
Ataları gibi elleri kerim.
Dilerim orada hep kalsın daim.
Aydınlık içinde kal Şanlıurfa.

Şanlıurfa şanın hep daim olsun.
İnsanının emsalleri çok olsun
İbrahim el HALİL seni korusun.
Tanrıdan dilerim ey ŞANLIURFA

1 Nisan 1918 Van Kurtuluş Günü

Perşembe, 01 Nisan 2010

1 Nisan 1918 Van`ın kurtuluş günleri sırayla ilçeler olmak üzere devam ediyor.Van`ın kurtuluşu türkiyede her ilimizde olduğu gibi vandada büyük bir coşkuyla kutlanıyor.Bu güzel gün için sizlerle bir kaç şiir paylaşmak istiyorum..

Bazı kurtuluş günleri şöyle :

1 Nisan 1918 Erciş – Van Ruslar – Ermeniler
1 Nisan 1918 Gürpınar – Van Ruslar – Ermeniler
2 Nisan 1918 Van Ruslar – Ermeniler
2 Nisan 1918 Muradiye – Van Ruslar – Ermeniler
3 Nisan 1918 Çaldıran – Van Ruslar – Ermeniler
3 Nisan 1918 Saray – Van Ruslar – Ermenile

EY VAN

Ey van, ey van,ey van
İçinde yar dolanır ey van ey van
Unutmam seninle geçen günlerimi
Eller bilmesin ey van ey van

Dünyada varmı senin bir eşin
Tarih yazılı her bir taşın
Kutladığım, senin bu kaçıncı yaşın
Söyle bana ey van ey van

Varmı ki senin bir benzerin
Bu tarihler hep senin eserin
Tarihe gümülmüş tüm şehitlerin
Öyle deyilmi ey van ey van

Gölüne baktım ummana benzer
Üstünde vapur kayıklar gezer
Kızların al gerdana inciler dizer
Bak hele bak ey van ey van

Her dostunu bağrına bastın
Kubatoğluda senin bir dostun
Bize gelendemi böyle sustun
Ne susarsın ey van ey van

VAN SEVDASI

güzel van
aşığıyla sevdasıyla can van
canım van
neşesiyle gelenekleriyle mutlu van
uzak van
türkiyenin doğusunda yeşil van
huzurlu van
töreden uzak can van
güzellikleriyle van
türkiyenin en güzel ve en büyük gölüyle can van
özlemiyle van
dünyanın en güzel kedisiyle huzur van’ım
daha anlatılmayacak güzellikte sevdasına van’ım

DÜNYADA VAN

Dünyada van ahirette iman dediler
Uzaktan yakından görmek için geldiler
Görenler ne güzel diyar dediler
Dünyada van ahirette iman dediler

Huşap kalesi çavuştepe van dediler
Akdamar adası çarpanak şelaleyi gördüler
Gidenler bir daha geri, görmeye geldiler
Dünyada van ahirette iman dediler

Kimin eline geçer böyle bir diyar
Her taşında,her karış toprağında, tarih var
Toprağını sıksa biner şehit var
Dünyada van ahirette iman dediler

Sine-i Millet Nedir

Pazartesi, 29 Mart 2010

Sine-i Millet`in bir çok örnekleri bulunmaktadır.Burda asıl amaç izlerinden bu konuda görüşlerinizi almak sine-i millet nedir neyi çağrıştıyor sizlerinde bu konudaki görüşlerinizi bekliyoruz.Sine-i millet ise yönünü millete dönmek mecazınde (deyim olmuş)halka karışmak halktan birisi olmak.Herhangi birisi olmak

Televizyonun İcadı ve Bulunuşu

Pazartesi, 22 Şubat 2010

İskoç mucit John Logie Baird ’in keşfetmiş olduğu günümüzün vazgeçilmez eğlencelerinden televizyonun babasıdır.1925’de hayal ettiği gibi, “Stok ey Bill” adını verdiği ilk ilkel televizyonda görüntü transmisyonunu da gerçekleştirmeyi başardı.

Milli Mücadele Döneminde Atatürk’ün Demokrasi Anlayışı

Perşembe, 07 Ocak 2010


Mustafa Kemal Atatür daha gençken zihninde oluşturduğu demokrasi anlayışı ve uygulamaları millî egemenlik, millî hâkimiyet, millî irade, halkçılık gibi kavramlarla eşdeğer olarak demokrasi esasen oluşmuştur.İlerleyen yıllarda anadoluda ileri görüşlülüğüyle bu demokrasi konusunda anlayışına hakim olmuştur.Halkın onu desteklemesi sonucu düşman işgaline karşı gösteriler ve tepkiler olmuştur.İşgallere karşı yapılan toplantılar kongreler ve demokrasi anlayışını halkın demokrasiyi kavramasına yardımcı olmuştur.Halk ilerleyen zamanlarda demokrasiyi daha iyi anlamıştır.Demokrasi kavramı anlaşıldan sonra demokrasinin unsurlarından biri seçim olmuştur ve türkiye büyük millet meclişi açılmıştır ve sonra türkiye cumhuriyeti kurulmuştur.
(daha fazla…)

29 Ekim 2009 Cumhuriyet Bayramı

Perşembe, 29 Ekim 2009

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye ve K.K.T.C tinde kutlanan ulusal bayramımızdır.Yine her yıl olduğu gibi bu yılda şenliklerimiz gelenek olarak devam ediyor güzel gösteriler anlamlı pankartlar kaldırarak bayramımızı kutluyoruz.Yine her yılki gibi en güzel şekilde geçmesi dileğiyle bütün Türkiye Cumhuriyetinin milli bayramını kutluyorum.Bayramdan güzel görüntüleride sizlerle paylaşmaya çalışıcam..

Çini Kavanoz Çini Likörlük

Salı, 08 Eylül 2009

Çini kavanoz

 

Çini kavanozlar da en az vazolar kadar rağbet gören ürünlerdendir. Çini kavanozlar, şekil olarak sümbül vazolara benzer. Gerçi başka türleri de vardır ama özellikle 50cm üstündekiler bahsettiğim şekildedir. Ayrıca kapağı vardır. Bunun yanında küre şeklinde kavanoz türleri de oldukça sık karşılaşılan ürünlerdendir.

Kavanozlarda kullanılan tekniklerde de pek kısıtlama yoktur. Samur,haliç,mavi-beyaz,milenyum gibi birçok teknikle yapılmış kavanozlara rastlanabilir. Desen olarak ise Kütahya klasik, iznik,gravür gibi birçok desen türünde örnek görmek mümkün.

Çini Likörlük

Çini likörlükler aslında gözyaşı vazolara çok benziyor. Ondan farklı olarak üst kısmı düz olarak yükseliyor ve de kapağı var. Likörlükler de çok şık görünen çini formlarındandır. Bana her zaman asil bir duruşu varmış gibi gelir.

Çini likörlüklerde kalıplar genelde sabittir. Piyasada çoğunlukla 30cm boyunda likörlüklere rastlanır. Bunun sonucunda da seramik alt yapısının kullanıldığı kalıp bisküviler daha standart olması sebebiyle tercih edilebilmektedir.

 Seramik-çini-porselen…Bunların farkı ne peki? Bu konuyu da daha geniş bir zamanımda anlatırız inşallah…

Desen olarak da yine vazolarda olduğu gibi samur, haliç, mavi-beyaz teknikleri ve İznik,Kütahya, minyatür gibi tarzlar kullanılıyor.