22 Nisan 1918 Hakkarinin Kurtuluş Günü

Yıl 22 Nisan 1918 hakkarinin ruslar ve ermenilerden kurtuldukları gündür.Her yıl olduğu gibi bu yılda kutlamalar her zamanki gibi yine devam edecek.Hakkarinin kurtuluş gününün önemi için şiirler okunacak şenlikler yapılacak düşmandan kurtuluş günü kutlanacak bu güzel günün önemi için bende sizlerle bir kaçtane şiir paylaşmak istedim umarım beğenirsiniz..Buyrun

Gel hakkari gör hakkari

gel hakkari gör hakkari

oy hakkari vay hakkari
yol verin dağlar aşam bari
göreyim o nazlı yari
gel hakkari gör hakkari

sümbül dağı duman kaptı
ela gözler uykuya yattı
uçan kuşlar yuva yaptı
gel hakkari gör hakkari

zap suyu akar bulanır
her sene bir can alır
acısı yürek lerde kalır
gel hakkari gör hakkari

Abdullah Akar2

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Hakkari

Ülkemin
En yüksek yerlerinden
Birindesin sen.
En sarp
En geçit vermez
Dağlarında.
Toprak damlı evlerin
Karla kaplı yolların
Çıplak ayaklı çocukların
Ve ufuksuzluğunla
Ve kadınlığını yaşamayan kadınların
Ve çocukluğunu yaşayamayan çocukların
Ve ineklerin, öküzlerin
Keçilerin ve katırınla
Ve kendine özgü
Davar kokularınla
Ve kışınla
Ve soğuğunla
Ve Zap’ınla
Ülkemin garip
Ve en yoksul yerlerinden birisin.

İnsanlar şaşırıyor seni görünce,
Ben şaşırıyorum.
Ama yine de
Yine de seni seviyorum
Anlıyor musun beni
Hakkari.
Hakkari…

Şubat – 1988
HAKKARİ

Adı Hakkâri

Üç ilçeli kendi halinde bir kenttir burası
Adı Hakkâri konmuş sorulur mu cefası
Koparır belki dünyadan sert geçen kışı
Değişik duygular yaşatır görülmeli doğası

Sümbül Dağı sert bir o kadar da kasvetli
Seyredenleri alır korku ve ürperti
Nice asker gördü belki bizim gibi
Onların da bakıp bakıp gittiler hepsi

Kar yağar temmuza kadar kalkmaz dediler
Sonra erirmiş onca karı Zap’ın akışını etkiler
Binbir çeşit çiçekle yeşerir etekleri birer birer
Depin’den yollar açılır Hakkâri halkının yüzü güler

Belki havası manasızca bambaşka şaşar
Güneşi yakar kar yağar üç metreyi aşar
Serinlemek istersin gökyüzünden yağmur mu yağar
Sapsarı olur bulutlar bakarsın içinden çamur akar

Son veda izleyerek gidersin Hakkâri’den Zap’ı
Askerliğin geçti oniki ay unutmazsın adını
Ayırma gözlerini belki son görüşündür buraları
Anlatırsın eşe-dosta sende kalırlar birer anı

(Hakkâri, 20 Temmuz 2003)

İbrahim Sarıhan

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yapın